ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Google Ara

Custom Search

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.


Maddiyat mi, Maneviyat mi ?

Metin Sentürk

26 Kasım 2011, 03:47

Metin Sentürk


 
Maddiyat mi Maneviyat mi ?
 
Maddiyat; maddi degeri olan, maddeyle ilgili, mal, sahip olunan parasal deger, bazen iliskilerin amacini belirleyen varlik durumu. Günümüz iliskilerinin yönünü belirleyen bir güç.
 
Maneviyat tek bir duygu degildir. Karmasik bir histir. Diger karmasik duygular gibi çevreden kaynak alan etkenler tarafindan kosullandirilir ve modifiye edilir.
 
Maneviyat insan aklinin yan ürünlerinden biridir. Gereklidir! Çünkü genel olarak canlilarin, özel olarak insanlarin yasami, son derece sert kosullar altinda gerçeklesmektedir. Hiç bir insanin gelecegi emin ve kesin degildir. Bu yasama her an bir diger yaratik, doga veya diger insanlar tarafindan son verilebilir. Açlik, savaslar, rekabet ve anlasmazliklar, göçler, depremler, yanginlar ve sel felaketleri insanlarin maddi ve manevi güçlerini deneyen ve onlarin çevreye uyumunu saglayan dogal baskilardir. Bir anda her seyini kaybeden bir insan için geride olumsuz kosullara dayanmasina ve katlanmasina yardim edecek maneviyatindan baska hiç bir deger kalmayabilir. Insanin kendini toparlamasi, panige kapilmadan dogru ve kosullara uygun kararlar vermesi, ancak maneviyatinin güçlü olmasi ile mümkündür. Maneviyati zayif olan veya felaketler karsisinda onu tümüyle kaybeden insan, aniden ortaya çikan olumsuz kosullara ayak uyduramaz ve eninde sonunda onlarin kurbani olmaktan kurtulamaz. Bu yüzden insanlarda Maneviyat denen özel ve son derece karmasik bir duygu ortaya çikmistir.
 
Bu duygu her insanda ayni derecede gelismis veya gelismeye müsait degildir. Her insan için gerekli ve önemli ise de, bazilari için ya çok daha fazla önemlidir, ya da çok daha az gereklidir.

Bu kompleks, çok boyutlu ve tümüyle insansal duygunun dinsel olan ve olmayan yönleri vardir. Onlari maneviyatin idraksal, deneyimsel ve davranissal yönleri olarak biliyoruz.

Maneviyatin idraksal yönü ayni zamanda onun felsefik yönü olarak da bilinir. Bu Maneviyat türü yasamin anlami, amaci ile ilgili kavramlara yanitlar bulmaya çalisir ve bir yandan insana gerçegi aratirken, öte yandan onda gelismekte olan inanç ve ahlaksal degerlerin derinligini ve derecesini saptar.

Maneviyatin deneyimsel yönü ayrica duygusal yönü olarak da bilinir. Umut, sevgi, huzur ve sosyal destek gibi kavramlari içerir. Bu
Maneviyat türü kisinin, manevi sevgiyi kazanmasini ve onun araciligi ile kendine, dogaya ve topluma tutunarak varligini sürdürmesini saglar.

Maneviyatin davranissal yönünü ise, kisinin iç dünyasinin disa yansiyan gösterileri olusturur. Yani insan onlar araciligi ile kendini belli eder.

 

Degerli Abana Haber okurlari, Simdi nereden çikti bu? dediginizi duyar gibi oluyorum.

Okuyacaginiz asagidaki yaziyi çoktan beri yazmak istedim ancak konuyu tam derleyemedigim için yazamadim.

Yukarida okudugunuz bilimsel yazilar bana ait degil. Internetten derleyerek olusturdum. Okurlarimizi biraz düsündürerek artik Abana gerçegi olmus bazi konulari gündeme almak istedim.

Ilçemizde kaybolmaya baslayan manevi degerlere biraz dikkat çekmek istiyorum. Maneviyattan basit manada bizim anladiklarimiz; ahlaki ve dini yönden geçerli olumlu davranislar. Namus, dürüstlük, samimiyet gibi kavramlar bu olumlu davranislarda ön plana çikiyor. Kisaca genel anlamda Ahlakli yasam sekli manevi degerleri de beraberinde getirir.

Küresel gelisme beraberinde her yer de oldugu gibi ilçemize de bir çok olumsuzluklari getirdi. Gerek ikili iliskiler gerekse çogunlukta oldugu gibi siyasi rant ugruna yani oy beklentisi ahlaki erozyonun olusmasinda önemli rol oynadi.

Eskiden sadece yilbaslarinda oynanan kumar artik serbestçe oynanabiliyor. Sözde müzik ruhsati olan isletmelerde bayan okuyucu adi altinda oryantallere müsaade edildi.
 
Benim açimdan bardagi tasiran ve bu yaziyi yazmama sebep olan gelismeler ise ilçede yaz aylarinda isletilmekte olan bazi çay bahçelerindeki ortamlar. Sahsen sahit olmadim ama bazi çay bahçelerinde gayri ahlaki ortamlarin yaratildigi ve hos olmayan konusmalarin olmasi ilçemize yakismayan durumlar. Yine gayri ahlaki bir yapilanmanin olustugu bir mekandan söz edildi. Ancak Belediye Baskani olmasi gerekeni ve kendinden beklenen sekilde isletmenin açilmasina izin vermedi.

Belediye Baskanindan ayni duyarliligi bahsettigim bu yerlerde de beklerdik. Beklemekte de hakliyiz. Belediyenin o mekanlardan gelecek paraya ihtiyaci yok. Yasal yönden mutlaka bir gerekçe bulunabilirdi o isletmelerin men edilmesi için.

Siyasi arenada da uygun olmayan manevi degerlerle örtüsmeyen olaylar olmuyor mu? Menfaat ugruna ölümüne müracaat edenler bir bakmissin karsi tarafa geçmis en cabbar eleman olmus. Ahlaki erozyona ugramis birileri yetkili siyaset yapmadi mi? Yillarca baska kulvarda siyasi rakip olmus ve hakkinda olmadik sözler üretilen ve üreten ayni yerde bulusmadi mi? Her seçim sürecinde hatiri sayilir paralarin döndügü konusulmadi mi?

Abana gibi ufak ilçelerde her kes neyin ne oldugunu biliyor. Bu yüzden gündelik yasamda manevi degerler önemli. Yanlis yolda gidenler sanmasin ki kimse bilmiyor veya duymuyor. Eninde sonunda duyuluyor. Ve olay kaniksaniyor ve toplumca kabulleniyor. Isin tuhaf yönü de bu degil mi? Yetkililerin bilip de bilmemezlikten gelerek olaylara seyirci kalmasini da anlamak mümkün degil. Bu ne yazik ki ahlaki bir durum degil. Bu yüzden memlekette söz sahibi olanlarin kadrolarini kurarken manevi degerleri ön planda tutmalari, “ alan memnun veren memnun “ bize ne demeden kötü örnek olabilecek insanlarla çalismaktan uzak durmasi daha faydali olacaktir.  

Yaz sonunda dürüstlügünden ve manevi degerlere önem verdigine emin oldugum Belediyeci bir kardesimle gazete bürosunda sohbetimiz oldu. Morali bozuk gibiydi. Neden nesen yok diye sordugumda, Hastanedeki statü degisikligine takilmis. Benim de o aralar bahçelerdeki bu olumsuz ortamlar kafam takilmis ve beynimi kemiriyordu. Bu yazinin konusu o anda kafamda olusmustu. Bu durumlari onunla paylasmis ve kendi gibi diger görevli arkadaslari ve Ilçe Emniyeti ile birlikte olayin takipçileri oldugunu ögrendim. Demek ki memleket sahipsiz degilmis diye sevindim. Ama biraz geç kalmisiz memlekete sahip çikmak için. Birak kardesim sen hastaneyi, postaneyi.. Ahlak elden gidiyor sen ona bak.

Eskiden memlekette kanat önderleri vardi. Fikirleri alinir. Ev alacaksa yardimci olunur ev tutulacaksa kefil olunurdu. Simdi öyle mi? Para için ne idügü belirsiz kisilere birakin ev vermeyi kiz bile veriyorlar. Ya bir sor çevrene. Bir arastir. Gelen kim? Memlekete yakisiyor mu? Iki oy alacam diye, Iti kopugu doldurmaya gerek yok. Memleket o sadeligi, o samimiyeti maneviyatini kaybettikten sonra, memlekete kim, nasil sahip çiksin.

Günümüzde maddi degerlerin üst seviyede tutuldugu, manevi duygu ve davranislarin alt edildigi toplumda, hayatin faniligi bir kez daha su yüzüne çikiyor.

 

Neden, tüm degerler bir hiç ugruna alasagi ediliyor.?

 
Bunun manevi yönü neden düsünülmüyor.?

 

Bir gün herkes ebedi istirahata kavustugunda bir sekilde yaptiklarina hesap verecegini umursamiyor.

 

Herkesin kendi iç dünyasina çekilme vakti zamanidir.

 

Belki o an bir karincayi bile incitmekten kendimizi uzak tutariz.

 

 

Metin Sentürk

 

 

 

 

 

Bu haber 5230 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Beş Yıl Birbirimizle Barışık Olalım !17 Şubat 2014

İSTATİSTİKLER

    53 kategori altında, toplam 2696 haber bulunmaktadır.

    Bu haberler toplam 4336718 defa okunmuş ve 3475 yorum yazılmıştır.

    Toplam 9 Editör var.

TOPLİST

    Hosting Hizmetleri


    Web Stats

Abanahaber
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi