Yavuz Er’den Güncel Bri Konu

Bir Kap Suyunuz Var mı?

 

Sevilmek istiyor musunuz?
Önümüz, arkamız, her yanımız sevgisizlikten şikayet edenlerle doldu.
Gerçekten sevilmek istiyor musunuz?


işte çözüm:

Çevremizde bizi sevmek ve sevilmek için can atan,
yırtınan, sesini duyurmaya çalışan ne kadar canlı var farkında mısınız?
Yolunuzu kesiyorlar, beni sev diye sesleniyorlar,
size şirin görünmek için ellerinden geleni yapıyorlar.
Onlar her yerdeler, sokaklarda, barınaklarda….
Sizi hiçbir çıkar beklemeden, karşılıksız ve ne yaparsanız yapın sevecek olan canlılar insanlar değildir.


Ademoğlu sevmeyi bir alış veriş biçimine döndürmüştür.
Mutlaka kriterlere, kurallara, isteklere ve beklentilere bağlı sever.
Üstelik hoşlanmadığı şeyler yaptığınızda küser, terk eder, zarar verir,
ihanet eder, can acıtır, yani insan ne kadar iyi olursa olsun,
içinde biraz kötülük barındırır.

Size ne olursa olsun aynı şiddetle sevecek birileri var desem,
üstelik gözünüzün içine bakacaklar, ne isterseniz yapacaklar,
ekmek, su ve sevgiden başka bir ihtiyaçları yok yaşamak için desem,
yüreğinizde bir kıpırtı uyandırabilir miyim?
En kötü anınızı neşeli bir kahkahaya çevireceklerini anlatsam, ağladığınızda
gelip o küçük elleriyle gözyaşlarınızı silmeye çalıştıklarını izah etsem,
evden 5 dakika önce bile çıkmış olsanız kapıda aynı heyecanla
sizi bekleyeceklerini açıklamaya çalışsam, acaba şu koşuşturmalı
yaşam çarkından, matrixten biraz uzaklaşıp,
gerçek dünyanın, sevginin çemberinin içine girmeye razı edebilir miyim?

Etraf sevilmek isteyen, sizi sevmek için kendilerini parçalayan,
dilleri olmadığı için dertlerini anlatamayan hayvanlarla dolu.


Ne olur yalnızlığınızı, evinizi, ekmeğinizi bir tanesi ile paylaşmayı deneseniz.
En azında bir düşünseniz?
Hiç hayvan beslememiş biriyseniz,
bu duyguyu ve huzuru size yazarak anlatmak çok zor olacaktır.
Sadece 1 kere denemekle ne kaybedersiniz?
Göreceksiniz, onlarla yaşamaya alıştıktan sonra yalnızlık size çok zor gelecek.
Benim bir insanla ilgili en önemli kriterlerimden biri de hayvan sevgisidir.
Eğer biri hayvanları ve çocukları sevmiyorsa,
ondaki eksik kalmış yanları kimse dolduramaz,
kimse onun yüreğine sevgi aşılayamaz ve o insan kimseyi gerçekten sevemez.
Hayat şartlarınız, eviniz buna müsaitse lütfen bir hayvana sahip çıkın.
En azından bir kedi ya da köpek sahibi olun.
Yaşamınızda ne kadar önemli yer kapladığına siz bile şaşıracaksınız.


Bu arada çok ama çok önemli, yaz geldi sıcaklar ortalığı kavurmaya başladı. Lütfen evinizin, kapınızın, apartmanınızın önüne bir kase su koyun.
Bu suyu kaç canlının paylaşacağını tahmin edemezsiniz.
Kediler, köpekler, kuşlar hepsi bu sıcakta yanıyorlar.
Evde besleyemiyorsanız, en azından iyılik yapıp denize atın.
Bir yoğurt kabı suyu sokağa bırakmanın hangi hayvana ilaç olacağını
ve ne dua alacağınızı bilemezsiniz.


Hayvanların dua etmediğini sanıyorsanız, bence yanılıyorsunuz.
Sevilmek mi istiyorsunuz, dünya üzerinde sevginin olmadığından mı yakınıyorsunuz?
Bir daha düşünün, siz sevebiliyor musunuz?

 

 

Küçük dostlarımızın bizlere o kadar çok ihtiyaçları var ki , onlar ihmal etmeyelim, yalnız bırakmayalım.


Kendinizi koyun onların yerine , bir yere gidiyorsunuz hiç kimseyi tanımıyorsunuz ne konuşmanızdan anlıyorlar , ne el işaretlerinizden , açsınız , susuz kalmışsınız, boynu bükük dolaşıyorsunuz , çalışıp para kazanamıyorsunuz, başkalarına muhtaçsınız ama gelen size vuruyor , giden kovalıyor. Ne hissedersiniz?

Lütfen ama lütfen o sokaklarda kalmış kimsesiz ve yalnız çaresiz ve kimsesiz dostlarımızı unutmayalım.

Yaz bitiyor, yazlıklarda hem kendimizi hem de çocuklarımızı eğlendirmek için aldığımız dostlarımızı, şehirlere dönerken paçavra gibi atıp terk etmeyelim.

 

(MÂiDE SURESi / 95)

 

– Ey iman edenler, ihramlı iken av hayvanı öldürmeyin.

içinizden kim kasten onu öldürürse, yaptığı işin vebalini tatması için,

 Öldürdüğü hayvanın dengi ona cezadır ki, Kâbe’ye ulaşacak bir kurban olmak üzere buna yine içinizden iki adaletli kışi hükmeder;

yahut (ceza olmak üzere) bir keffarettir ki, ya o nisbette fakirleri doyurmak, yahut onun dengi oruç tutmaktır.

Allah geçmişi affetmiştir. Fakat kim de bu suçu tekrarlarsa, Allah ondan intikamını alır. Allah damia gâliptir, intikam sahibidir.

 

 

(ENBiYA SURESi / 78)

Görmedin mi ki, gerçekten, göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan birçoğu Allah’a secde etmektedirler. Birçoğu üzerine azab hak olmuştur. Allah kimi aşağılık kılarsa, artık onun için bir yüceltici yoktur. şüphesiz Allah, dilediğini yapar.   

 

 

(FATIR SURESi / 28)

Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar.

 

 

Sonuç olarak belirtmek gerekirse, islâm dini objesi hayvan dahi olsa şiddete, zulme ve vahşete onay vermez. Haklı bir gerekçeye dayanmaksızın hiçbir canlının canına kıyılamaz. insan haklarında gösterilen duyarlılığın, hayvan hakları konusunda da gösterilmesinin islâm’ın bir gereği olduğu göz ardı edilmemelidir. Fert veya topluma zarar vermesi söz konusu hayvanların bu zararlarının GİDERİLMESİnde ölüm başvurulabilecek en son çare olarak telakki edilmelidir. Dinen meşru sayılabilecek bir gerekçeye dayanmayan öldürmelerden manevî açıdan sorumlu tutulacağımızı unutmamalıyız. Bu konuda Hz. Peygamber’den nakledilen haksız yere bir hayvanın ölümüne sebep olan ve cehennemi hak eden kışi ile hayvana yardımından dolayı cennete girmeyi hak eden kışinin duru mu, hayvanlara karşı davranışlarımızda hepimize örnek ve ölçüt teşkil etmelidir. insanlara karşı yapılan iyıliklerde nasıl sevap söz konusu ise, can taşıyan diğer mahlukata karşı yapılan iyıliklerde de ecir olduğu bilinciyle hareket etmeliyiz….

 

 
 

 

 

 

 

 

 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

 

 
 

 

 

 

 

 
 
 
 
 
 

 

  

 

.

Loading