Fikret Oğuz’un Gündemle İlgili Yazısı
Abana bir kere daha gösterdi ki istediğinde tek bilek, tek yürek olabiliyor.
Kendisine hiçbir şekilde dayatma yapılamayacağının, yani kendi gücünün farkında.
Yazımda da belirttiğim üzere, Abana ile Bozkurt arasında kültür farkı dediğimde çok eleştiri aldım.
Görüyorum ki yazdıklarımda haklıydım. Ne demiştim? Abana özgür düşüncenin er meydanıdır ki bunu gösterdi. Bozkurt gibi kendisine dayatılana kayıtsız şartsız biat etmedi. Farkındaysanız Bozkurt’ta halka bir soru yöneltilmedi, “Birleşmeyi istiyor musunuz?” diye…
Doğrudan karar verdiler, sormadan, sorgulamadan.
Abana ise öyle yapmadı. Sorguladı; idare edenleri de yine kültürünün gereği olarak halkına sordu.
Ben, Ercan’ın söylediklerine katılıyorum. Bu birleşme olayında halkı anında bilgilendiren ve gerçekleri yazan sosyal medyanın, sürecin esas kahramanı olduğunu düşünüyorum.
Bizler ismi geçen şahıslar da fikirlerimizi Abana halkına bu sosyal medya üzerinden ulaştırdık.
Şimdi ne mi yapmalıyız? Bu şahlanmış Abana ruhunu aynı tazelikte tutmalı, Abana için çok daha fazla çalışmalıyız.
Elimizin altındaki büyük gücü, sosyal medyayı çok daha fazla kullanmalı, Abana’nın geleceğini aydınlık kılmak için çareler ve çözümler üretmeliyiz.
Ben inanıyorum, güveniyorum ki Abana, Karadeniz’in en güzel, en nadide ve en zengin ilçelerinden biri olacak.
Hadi şimdi başka bir seferberliğe; gördüğümüz, bildiğimiz her Abanalıya birinci veya ikinci adresleri olarak Abana’yı yazdırmaları için ikna çalışmalarına başlayalım!
Abana’yı seviyorum, Abana halkını seviyorum, Abana’yı özlüyorum.
Sevgili Rıdvan Başkan, teşekkür ediyorum.
Abana’da tarih yazıldı ve sen halkının sesini dinleyip demokrasi dersi verdin, sağ ol.
Fikret Oğuz
İngiltere
![]()













