Ak Parti İlçe Başkanının Sosyal Medyada Kendisine Karşı Yapıldığını İddia Ettiği Haberlere Karşı Yaptığı Resmi Açıklama
Abana AK Parti İlçe Başkanlığından Kamuoyuna Açıklama
Fikret Oğuz’un “Burası Abana” başlıklı sosyal medya paylaşımına açıklamadır:
“Fikret Bey, eski Abana İlçe Kaymakamı İsa Karaaslan’ın görevinden açığa alınmasından bugüne dek şahsım ve Abana İlçe Teşkilatıyla ilgili asılsız iddia ve hakaretlerde bulundun, 13 kez sosyal medyada bir şeyler yazarak Abana kamuoyunu yanıltmaya uğraştın.
Bunların hiçbirine bugüne kadar cevap vermedim. Ayrıca devlet büyüklerimiz, bakanlarımız, teşkilatımız, il başkanlığımız ve milletvekillerimiz ile aşağılayıcı sözler söyleyerek dalga geçtiniz. Bu paylaşımlarda yer alan yazıların çıktıları elimde; bunları dosyaladım.
Fikret Bey;
‘Bir çelenk var orada’ diyorsun. Üzerinde ‘AKP’ yazıyor, dikkatli bakmışsın. Biz o gün çelenklerle ve çelenkleri gönderenlerle hiç ilgilenemedik. Doğru söylüyorsun, çelengin üzerinde ‘AKP’ yazıyordu. Bunu siz il başkanımıza fotoğrafını çekip atana kadar bilmiyorduk.
İl başkanım gösterdi; o günkü üzüntümüz ve yorgunluğumuzla dikkatimizden kaçan bir olay, böyle yazılmasını biz istemedik. Çelengi yapan çiçekçiye bize bir çelenk yapmasını söyledik, o da acele ile bu şekilde yazmış. Onun da kastı olarak böyle bir şey yaptığını düşünmüyoruz, onun da dikkatinden kaçtığını düşünüyoruz.
Çelenge ‘AKP’ yazarak AK Parti düşmanlarının böyle yazdığını söylüyorsun. Öyle bir günde bunun fotoğrafını çekip benim AK Parti düşmanı olduğumu iddia ederek bu fotoğrafı teşkilatımın üst kademelerine servis edip beni zor durumda bırakmaya, kafandaki planı uygulamaya çalıştın.
Böyle bir şey acaba neden yapılır? Eğer bu konuda bu kadar hassas ve duyarlı isen o yazıyı gördüğün anda neden bizi uyarmadın? Gerçek bir AK Partili ancak bunu yapar. Hatta uyarmadan o yazıyı neden oradan almadın? Almadın, çünkü bundan bilakis memnun oldun. Hemen fotoğrafını çektin, çünkü kafanda daha sonra yapmak istediğin planlarla ilgili bu olayı kullandın. Neden böyle yaptığının il başkanım ve il yönetimimle değerlendirmesini yaptık. Böyle bir şeyi benim kasıtlı olarak yapacağımı Abana’da senden başka hiç kimse iddia edemez.
Fikret Bey;
Ben size soruyorum: Siz AK Parti’nin neresindesiniz? Hangi kademesindesiniz? Gündemde kalmak için AK Parti Abana İlçe Teşkilatına ve başkanına çatmak, AK Parti ile uğraşmak konusunda büyük bir çaba içerisindesin. Bunu yaparak kimleri memnun etmeye çalışıyorsun? Henüz onları tam olarak memnun edemedin, daha çok çaba harcaman lazım. Onların yapamadığını sen mi üstlendin? Bu çabalarınla yakında madalyan ve plaketin gelir herhalde.
Fikret Bey;
Kaymakam İsa Karaaslan açığa alındığında imza kampanyası başlattın. Ben ve yönetimimden bu listeye imza atmamızı istedin. Ben de sana böyle bir listeye imza atamayacağımızı; kaymakamı açığa bağlı olduğu kurumun aldığını, sebebini bizim bilemeyeceğimizi, dolayısıyla sebebini bilmediğimiz bir konuda imza atarak taraf olacağımızı, bunu yapınca da neticede ‘yaptığınız uygulama yanlıştır’ deyip kuruma ve yargıya kafa tutma anlamına geleceğini, oysa bu konunun kurumun ve yargının işi olduğunu söyledim.
Sen de bana ‘Siz o zaman imza atmayın, parti olarak siz kaybedersiniz; ben CHP ve MHP’lilere imza attırırım’ deyip daha sonra bizden olanlara ‘Belediye ve İlçe Başkanının haberi var, biraz sonra onlar da imza atacaklar’ deyip insanları kandırıp nasıl imza aldığını bize partiye gelerek anlattılar.
Evet, biz imza atmadık; bu konuda senden talimat alacak da değiliz. Bizim hangi konuda ne karar alacağımız, nasıl davranacağımız bellidir. Bizim talimat alacağımız yerler de bellidir. Bu konuyla ilgili 12 Eylül tarihli yazında Kaymakam İsa Karaaslan ile ilgili şöyle diyorsun:
‘İnsan mı diye baktık, gördük ki insan. İkinci kriterimiz FETÖ’cü mü değil mi ona baktık, kanaatimizce FETÖ ile bir ilgisini görmedik. Gören de olmadı…’ diyerek devam ediyorsun. Sen neymişsin Fikret Bey! Sen bu kanaatlerini bize anlatacağına ilgili merci ve yargıya bildirseydin ya. Sana göre devletin kurumları ve yargısı boşu boşuna zaman harcıyor ve yanlış yapıyor. Sen kanaatlerini söyle, senin dediğini yapsınlar olsun bitsin!
Fikret Bey, yine soruyorum: AK Parti’nin neresindesin?
Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım ile ilgili ‘Reis talimatı verdi, halkın idam talebi konusunu çok hafife alıyorsun. Senin de sonun Ahmet Davutoğlu gibi olur’ deyip güya Başbakanımızı tehdit edecek kadar küstahça davranıp Başbakanımızdan daha iyi bir AK Partili olduğunu anlatmaya çalışıyorsun. Sen neymişsin, hayret doğrusu!
Fikret Bey;
Ulaştırma Bakanımız Sayın Ahmet Arslan’a köprü geçiş ücretleriyle ilgili ‘Bu iki yüzlülüğe kim dur diyecek? Ulaştırma Bakanı çıkmış, köprü geçiş ücretleri 4 dolar olacakmış demiş. İnsanda biraz utanma olur’ deyip ‘Seçim günü bunun hesabını sana sorarlar’ diyorsun.
Bu ne AK Parti sevgisi maşallah, bu ne cüret? Sayın bakanımıza utanmaz deyip ne vefalı, ne makbul bir AK Partili olduğunu anlatmaya çalışıyorsun. Senin söylediklerini güya çok kızdığın FETÖ’cüler bile söyleyemiyor. Bu ne cüret Fikret Bey, ayrıca bakan bey bu konuları neden sana sormuyor ki? Senin gibi fikir dehası varken yazdığın bu yazıların altına yorum yapanlardan biri diyor ki: (Çünkü para oradan geliyor).
Fikret Bey de cevap veriyor: (Nevzat, alacağını vur ötekine; bunlar halkı salak mı sanıyorlar?) diyorsun.
Bunu diyerek de diğer partili büyüklerimize, bakanlarımıza da ‘bunların hepsi aynı’ demeye getiriyorsun. Ayrıca ‘para oradan geliyor’ diyeni sen de tasdikliyorsun. Soruyorum Fikret Bey, para oradan mı geliyor?
Hani bazen AK Partililere şirin gözükmek için ‘artık eski Türkiye yok’ diyorsun ya, kendinle ne kadar çelişiyorsun! Söylediğinin hangisi doğru?
Fikret Bey;
Diğer bir yazında Sayın Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’na: (Evet Çavuşoğlu, seni takmadılar; daha öncekiler gibi mi olacak? Esip gürlediğinle mi kalacaksın? Bekliyoruz, daha önce de söyledim sen o koltuğa yakışmıyorsun. Hemen istifa etmen gerek, bu ülkenin dışişleri bakanına iniş izni vermemek ne demek?) diyorsun. Şu sözlere bakın, şu cürete bakın! Demek ki Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız senin kadar bilmiyor, Dışişleri Bakanlığına yeterli olmayan birini görevlendirmişler. Sen neymişsin Fikret Bey, bundan sonra kabineyi senin onayına sunsunlar, sen onayla! Keşke Dışişleri Bakanımız iniş iznini senden isteseydi, vah vah! Sen bu fikirlerinle ne muhteşem bir AK Partilisin!
Sayın bakanlarımıza yaptığın bu hakaretlerle defalarca yazdığın bu yazıların altına AK Parti düşmanlarına aleyhte yazılar yazdırarak onlara adeta çanak tuttun. AK Parti aleyhtarlarına nasıl hizmet ettiğini apaçık ortaya koyuyorsun, bir de tutuyorsun ‘AK Partiliyim’ diyorsun! Yorum yazanların kimler olduğuna hiç bakmıyor musun?
Fikret Bey;
AK Parti Abana İlçe Teşkilatı olarak bir şey dikkatimizi çekiyor: Abana siyasetinde AK Parti Teşkilatı olarak bizimle ilgili yıkıcı, bölücü, ayrıştırıcı; çok güzel, çok cüretkar, çok parlak fikirleriniz ve üslubunuz var. Abana siyaseti AK Parti’den mi ibaret? Bugüne kadar diğer siyasi partilerle ve partili kişilerle ilgili siyasi dehanızdan eleştirel hiçbir yorum ve eleştiri çıkmıyor. Konu diğerleri olunca dilin mi tutuluyor? Onlarla ne güzel geçiniyorsun. Onlar da seninle ilgili hiçbir yorum yapmıyor. Hatta görüyoruz zaman zaman onlar ile bir araya gelip hoş sohbetler yapıyorsun. Hatta zaman zaman benim onlara yaptığım eleştirilere yorumlar yazarak onları aklamaya çalışıyorsun. Onları aklarken bütün siyasi dehanı kullanıyorsun. Ne oldu AK Partililiğine? AK Parti’den başkasını eleştirmeye cesaretin yok mu?
Israrla benim görevden alınmamı savunuyorsun. Benim göreve devam edip etmemem senin arzu ve isteğinle olmaz. Hele hele uydurduğun yalan ve iftiralarla hiç olmaz. Benim partimdeki görevime devam edip etmemem konusu Genel Merkez Teşkilat Başkanlığımızın yetki ve kararına bağlıdır. Bize, bundan önce de olduğu gibi her iki karara da saygı duymak düşer.
Fikret Bey;
Senin bütün bu çabaların ve yazdıklarının arka planındaki amacının ne olduğunu kamuoyuna açıklıyorum: Sen AK Parti Abana İlçe Başkanlığına oynadın; bunu AK Parti Abana İlçe Teşkilatı ve partililer çok iyi biliyor. Tabii ki herkesin böyle bir hakkı var. Ancak bu konudaki çabaların ve yaptıkların hepsi boşa çıktı. Mevcut yönetimi kötüleyerek, onlarla kavga ederek, onları aşağılayarak hedefine ulaşamayacağını anlayınca çark ettin. Neden bu çabalarını sürdürmedin? Kongre süreci devam ediyor, hâlâ aday olabilirsin.
Fikret Bey;
Bizimle yaptığın bazı sohbetlerde İngiltere’de siyaset bilimi okuduğunu bizlere anlatıp durmuştun. Gerçekten İngiltere’de siyaset bilimi okumuşsun; çünkü İngiliz siyasetini Türkiye ve dünya çok iyi biliyor. Biz AK Parti İlçe Teşkilatı olarak yazdığın ‘Burası Abana’ yazısını bugünkü yönetim kurulu toplantımızda inceledik ve seninle ilgili şöyle bir karara vardık, şöyle bir yorum yaptık:
Bulduğu her fırsatta Abana AK Parti İlçe Teşkilatını eleştiren, Sayın Başbakanımızı eleştiren, Sayın Bakanlarımıza talimat ve akıl verebilecek bir kişinin konumuyla ilgili şöyle bir tavsiye kararı aldık:
Bu konumda ve donanımda bir kişinin Türk siyaset biliminde karşılığı yok, sana görev biçemedik. AK Parti’nin neresinde, hangi kademesinde olduğuna karar veremedik, bir türlü anlayamadık. Bu konumdaki bir kişinin ancak İngiliz siyasetinde karşılık bulacağı kanaatine vararak size İngiltere’de devlet başkanlığını önerebiliyoruz. Bir de biraz Türk siyasetini öğrenmeni tavsiye ediyoruz. Bizde “ilmi siyaset” denen bir öğretim var, bilhassa bunu öğren. İngiltere’de trafik soldan çalışıyor, burada öyle değil. Tersten gidenler kaza yaparlar.
Sürekli gündemde kalmak için kendin yazıp kendin okuyorsun. Kendin çalıp kendin oynuyorsun.
Abana kamuoyuna ve AK Partililere saygı ile duyurulur.
Ali OĞUZ
AK Parti Abana İlçe Başkanı
![]()














