Harun Tığlı’nın Yazısı
Abana Belediye Başkanlığı; çok ağır bir makamdır… Eskiden de öyleydi, şimdi daha da ağırlaşmıştır. Hele vazife başında memleketi Abana için kendisini feda etmiş bir başkan olan “görev şehidi” Rıdvan Oyar’dan sonra… Son üç başkanın ikisi bugün hayatta değildir… Mekânları cennet olsun, Allah onlardan razı olsun…
Özellikle Rıdvan Oyar Başkanımız, arkadaşımız eksilerde seyreden belediye bütçesini artılara yükseltmiştir… Emek verilip çileler çekilerek iyi bir yere getirilen belediye bütçesi zayi edilmeyip daha ilerilere taşınmalıdır.
Belediye başkanlığı makamı asla ve asla bir “rant ve kazanç kapısı” değildir… Buralar, hizmet makamıdır… Burada görev yapanların ilçe halkına, milletine ve devletine karşı ağır bir sorumluluğu vardır… “Devlet malından bir hırka bile olsa aşıran, çalan şehit olmaz” diye hadisi bulunan yüce bir dine mensup insanlarız…
O eski; cıvık, popülist anlayış, siyasi düşünce ve adam kayırmacılık geçerliliğini yitirmelidir… Bu makama gelecek olan kişi, nüfusu 3.000 küsur olan küçük bir ilçede başkanlığa herkese iş ve aş vaadi ile değil; içi dolu, mantıklı, uygulanabilir, bilimsel, ilçe ve il gerçekleri ile uyumlu, ülke gerçekleri ile örtüşen projeler ile gelmeli, bunları tasarlamalı ve şeffaf biçimde izah edebilmelidir… Göreve geldiğinde “Söz verdiği hâlde yapamadığı iş ve aş vaadi ile değil, yapabileceği projesi ile halkı ile yüzleşmelidir.” Adam kayırmacılık, siyasi ötekileştirme ve “Benim gibi düşünmeyen zihniyet yaşamasın” devri bitmelidir…
Güzel Abana’mızda şu var, zannedersem herkes bu konuda hemfikirdir: Dedikodu ve aslı astarı olmayan söylentiler sürekli dillendiriliyor ve zaten bir avuç insanın her gün yüz yüze baktığı bir ortamda insanlar birbirlerini çekiştirip dini tabirle “ölü eti yiyorlar”. Bu mekanizma ortadan kaldırılmalıdır. Hangi fikir ve dünya görüşünden yana olursa olsun, yanlarına gidilip onlarla hemhâl olunmalı; mesela aslı olmayan bir dedikodu mu var, onun kaynağına kadar inilmeli ve bu gereksiz, insanı aşağıya çeken egoistçe hasetliklerin kaynağı kurutulmalıdır… Bu konuda öyle şeffaf ve açık bir politika izlenmelidir ki ilçede yaşayan tek bir kişinin bile bundan şüphesi olmamalıdır…
Belediye Meclisi toplantıları halka açık yapılabilir; belediye çalışmaları ayda bir kez düzenlenecek halka açık toplantılarla anlatılabilir. Dedikodu konusuna özellikle girdim, zira dedikodu denilen iğrenç şey özellikle “iyi insanları yıpratır, akamete uğratır, aşağıya çeker, moralini bozar”. Bugün hayatta olmayan bu iki başkanımızı da bu dedikodu denilen şeyin yıprattığına ve sağlıklarına olumsuz etki ettiğine inanıyorum… Yakın şahitliğim de vardır… İyi insanlar bunu da sorgular; çünkü yaptıklarından ve iyi niyetlerinden şüpheleri olmasa bile…
Sözün Özü: Madem Abana’mız özgürlük ve demokrasinin kalesi ve bu uğurda çok çileler yaşandı (geçmişte ilçeliğin kaldırılması ve geri alınması gibi…), belediyecilikte de ülkemizde bir ilk olarak şeffaflığa öncülük edebilir; her ne kadar ülkemiz siyasi gerçekliği ve uygulamalar buna çok uygun olmasa da…
SONUÇ:
Abana Belediye Başkanı adayı olacak kişi eskiden 1 (bir) kez düşünüyorsa bugün 10 (on) kez düşünmelidir…
![]()














