Bu okuyucu görüşleri metni, yazım kurallarına, büyük-küçük harf uyumuna ve noktalama işaretlerine dikkat edilerek yeniden düzenlenmiştir:
Adliyenin Kapanması Üzerine Başlayan Yeni Süreçte Okurlarımızın Çeşitli Görüşleri
Küçük ilçelerde son olarak adliyelerin kapanmasıyla, ilçelik durumları da sorgulanmaya başladı. Sitemize gerçek kimliğiyle yorum yazan okurlarımızın konu ile ilgili görüşlerini aktarıyoruz. Böyle önemli bir konuda sitemizi takip eden başka isimlerin de görüşlerini bekliyoruz.
Taner Acar – Ankara
“65 sene önce Ankara’da doğdum ve yaşadım. Her sene çocukluğum dahil aksatmadan tatil için baba memleketim olan Abana’ya geldim. Mesleğim gereği tüm tatil yörelerini özellikleri ile bilirim. Bana göre Abana başta insanı olmak üzere, doğası, iklimi, coğrafi yapısı, ulaşım kolaylığı ve maddi şartları itibarıyla emsali az olan bir tatil ve dinlenme yöresi. Ben ve benim gibi diğer illerde yaşayan Abanalılar bugüne dek gerek aile efradımızla şahsımızı gerekse eşimizi, dostumuzu, arkadaşlarımızı Abana’da ağırladık. Yani Abana bize her şeyini sundu. Hep hizmet aldık.
Bana göre artık Abana’ya bu borcu olan herkesi; ben Abanalıyım diyen, alnını gere gere “Ben Abana sevdalisiyim” diyen, “Abana baba ocağım, Abana ana kucağım” diyen her kesi bir görev bekliyor. Ben Allah bir mani vermezse 1 Temmuz’da Abana’dayım. 2 Temmuz’da ailem ile birlikte nüfus müdürlüğüne gidip kaydımı Abana’ya aktaracağım. Abana’nın siyasi tarihinin önemli bir bölümünü yaşadım. Geçmişte Abanalının tek yürek, tek beden, tek ideal uğruna nasıl birleşerek kendisinden haksız olarak alınan ilçelik hakkını geri aldığına şahit oldum. Bugün o gündür.
Haydi arkadaşlar, arkadaşımızın çağrısına katılayım. 5.000 kişi mi şart? İstersek biz bu rakamı yakalarız. Şimdi İstanbul’daki derneğimize işin büyüğü ve önemlisi düşüyor. Haydi Abana nüfus müdürlüğünü yol edelim. 3’ü 5 edelim. Yarın nüfus müdürlüğünü de bulamayız mazallah, düşünmek bile istemiyorum. Abana’nın, Abanalının ne olduğunu yedi düvele gösterelim. Bırakalım bugün AK Parti’yi, Halk Partisi’ni; biz becerelim bu işi. Abana’ya da, Abanalıya da borcumuz var. Atalarımıza, babalarımıza borcumuz var. Bugün ödeme günü. Bir şey kaybetmeyiz. Haydi Abana’ya! Haydi Abana’ya!”
Fikret Oğuz – İngiltere
“İktidar bu kanunu sadece Abana için çıkartmıyor. Hâlâ daha 1923 senesi kanunları ile idare ediliyoruz. 1923 senesinde Türkiye’nin nüfusu 12 milyon idi. O zaman nüfusu 2.000 üzeri olan yerler ilçe olsun denmiş. Bugün nüfusu 18 milyon olan şehirlerimiz, nüfusu 2,5 milyon olan ilçelerimiz var. Şimdi bu rakamlar karşısında 3.000 nüfus, herhalde köy nüfusu bile olamayacak kadar az.
Topu her zaman taca atıp suçu ona buna yükleyeceğimize biraz da kendimize bakalım. Bugün ben Abanalıyım diye buralarda yazı yazanların çoğunun nüfusu İstanbul’da. İlk önce onlar nüfuslarını bir Abana’ya getirsinler. Yazın bakıyoruz; Abana nüfusu 15 binin üzerine çıkıyor. Demek ki gerçekte Abana nüfusu 15 binin üzerinde. Yapılacak tek şey İstanbul, İzmir ve bunun gibi Türkiye’nin orasından burasından oturanların birinci adres olarak kayıtlarını Abana’ya getirmeleri gerekiyor.
En azından ününü elemiş, çoluğunu çocuğunu baş göz etmiş olanlar hiç vakit kaybetmeden adreslerini Abana’ya alsınlar. Çocukları okul çağında olmayanlar da nüfuslarını Abana’ya alabilirler. Nüfusa dayalı yerleşim sisteminde ne yazık ki çocuğu okul çağında olanlar adreslerini değiştiremezler çünkü artık çocuklar adreslerine göre okula gidiyorlar. Yapabilecekleri belki anne veya baba tek olarak Abana’ya taşınmış görünebilir. Dediğim gibi, Abanalı olarak elini taşın altına koymaz isen sonra kafanızı taşlara vurursunuz, bu böyle biline. Sağa sola çamur atmakla, dilekçe vermekle, miting yapmakla bu iş çözülmez. Bunu da en iyi siyasiler bilir. Bunlar ister AK Parti’li olsun ister CHP’li; olan veya olacak bir şeyden prim yapmak peşinde olmaktansa gerçekleri görüp ona göre davranmakta yarar var. Üniversite açıldığında da öyle tahmin ediyorum ki nüfus biraz daha hareketlenir.”
Özkan Şenel – İstanbul
Herkesin bir yorumu var memleket meseleleriyle ilgili, pek tabii bir Abana sevdalısı olarak benim de naçizane yorumum olacak. “Bundan 2 (iki) yıl önce kardeşim Ömer’in lisede okuduğu dönemde Abana İnönü Lisesi’nde bir öğretmenin çağrısı üzerine okula gittim. Kardeşim henüz 16-17 yaşında muziplik ve yaramazlıkları hat safhada olan bir öğrenci, bunu kabul ediyorum; ama hangimiz o yaşlarda değildik ki!
Velhasılkelam okula gittim, öğretmeni kardeşime benim gözümün önünde bağırdı, çağırdı, hakaret etti. Benim sinirlerim hopladı tabii. Dedim ki: ‘Öğretmen hanım, siz hiç ağzınızı yormayın, ben kardeşimi sizin okulunuzdan alıyorum.’ Uzatmayayım, müdürün odasına gittim, tasdiknamesini istiyorum velisi olarak çağırıldım okula. Tabii müdür bey vermek istemedi. Ben de o zaman, ‘Sizin derdiniz ne kardeşim, bu çocuğu dövdürmek mi istiyorsunuz bana?’ diyerek kardeşime vurdum. Polis çağrıldı, bizzat kendim gittim karakola, benden şikayetçi olduklarını söyledim emniyette. 9 ay boyunca mahkeme… Daha sonra karar: ‘Bir şey yok.’
Benzeri bir olay geçen sene oldu; 9 ay mahkeme, karar: ‘Bir şey yok.’ “Dalga mı geçiyorsunuz arkadaş?” desen, bir mahkeme daha görürsün, yine kararı “Bir şey yok” olacaktır. Gitsin abi adliyesi, ipini koparan rahatsız edemesin, olmaz şeyler için devletin sırtına külfet! Zaten 10 tane memur yatıyor. PTT gitsin, fatura ödeme merkezi açısın, bütün faturalarınızı yatırırsınız. TEDAŞ’mış, orllmanmış, tarım krediymiş… Sanki bunların suçlusu Belediye Başkanımız Sn. Rıdvan Oyar değil mi? AK Parti İlçe Başkanı Sn. Ali Oğuz değil mi? Değil tabii ki. Bu durumun oluşmasında herkesin bir parmağı var. CHP olarak ne yaptınız memleket için? Kahvehane önünde ya da meyhane köşesinde kırk devlet kurup kırk devlet yıkmaktan başka…
Sayayım; insan olarak çok sevdiğim bir abim yapıyor bunu: Erdinç Ergin. “Yok belediye kum kamyonlarıyla kum taşıyor, çalıyor”, “Yok efendim AK Parti kapatılsın”, “Yok efendim Tayyip Erdoğan asılsın, vatan haini, mason…” Neyi ne kadar biliyorsunuz abiciğim? Ne kadar araştırdınız da bu yorumlara maruz bırakıyorsunuz insanları? Bir insanı karalamak bu kadar kolay mı? Allahüteala’ya bunun hesabını verebilecek misin? O insanın günahını çekebilecek misin? Bunu babam için de söylüyorum. Türkiye neredeydi, nereye geldi? Babam gibi sadece Halk TV izleyip yorum yapılmaz. Cumhuriyet okuyup yorum yapılmaz. Al bir Zaman gazetesi, aç bir Samanyolu; sonra gir internet haber, en son haber, Taraf, Sözcü, Hürriyet, Milliyet okuyun abi. Tek taraftan görüp duyup perde arkasından atmak affedersiniz ama pek ahlaklı bir hareket olarak görmüyorum.
Daha çok yazılacak konuşulacak şey var ama şimdilik bu kadar. Nüfus konusuna gelince; evet, herkes Abanalıyım diyen herkes Abana’yı 1. adresi olarak gessin ama adliye için hiç söylenecek bir şey yok; İstanbul’da ne büyük adliyeler taşındı, kim dinler senin küçük ve boş duran adliyeni?
Herkese saygılar, sevgiler. Bilmeden, istemeden de olsa kırdığım biri varsa eğer şimdiden özür diler, affına sığınırım
![]()














