Ekrem Ata'dan Yeni Yazi

 
 
Her gün şehit haberlerini duymak ne kadar aci. Maalesef terör musibetinden çok çektik. işin mali boyutunu 300 milyar dolardan 600 milyar dolara kadar çıkaran var. Bu mücadeleyi terörle mücadele ve teröristle mücadele konu başliklarinda ele almak analizin doğruluğu açisindan daha uygun olacaktir. Mesleğim gereği teröristle mücadele konusunda söyleyebileceklerim olduğunu değerlendiriyorum. Elbette başka bir yazı konusunda kismet olursa terörle mücadele konusunda da fikirlerimi arz etmeye çalışirim.

 

ilk olarak bedelli askerlik konusuna oldum olasi sicak bakamamişimdir. şahsen her karar alındığında içim sizlar. Maalesef adalet terazisi her zaman olduğu gibi güçsüzün, fakirin aleyhine çalışiyor. Son bedelli askerlik kanunu çiktiğinda aşağidaki karikatürü basinda görmüştüm. Hâlbuki kim hakli ise onun güçlü olması gerekir. Kim güçlü ise o hakli olursa başka bir anarşinin çikmasi kaçinilmaz olur. Sağduyulu kamuoyunun da bu uygulamadan her zaman rahatsiz olduğunu şahsen hissediyorum, duyuyorum. Neler yapılmalidir sorusunun cevabinin da kitalardaki tecrübelerimize istinaden gayet basit olduğunu düşünüyorum;

 

1.     Türkiye’nin belli merkezlerinde oluşturulmuş eğitim birliklerinde tüm personele asgari 20 yaşindan itibaren 35 yaşina kadar temel askerlik eğitimi verilecek. Zamani personel kendisi tayin edecek. Bu personel bu eğitimi sadece temel askerlik kurallarini içerecek şekilde icra edecek. Bu birlikler dışında görev yapmayacak. 3 aylık temel eğitim sonunda terhis olacak,

 

2.     Sosyal tesislerin hiç birinde bu kapsamdaki asker görev yapmayacak, (sadece sosyal tesislerdeki asker sayımizin 60.000 civarinda olduğunu hatirlatirim).

 

 

3.     Temel askerlik dişindaki tüm görevlendirmeler profesyonel askerlik mantiği ile yürütülecek. Bu maddenin esaslarinin çok detayli çalışilmasi gerektiğini düşünüyorum. Ancak Amerika’nin yeniden keşfedilmesine de gerek yok. Teğmen rütbesi ile ilk kita yerim olan 105 inci Topçu Alayi (Çorlu)’nda 2 yıl (1985-1987) Amerikalilar ile beraber çalıştim. Personelin 5 yıllık sözleşme ile görev yaptığıni görüyordum. Her 6 ayda bir personelin ciddi bedeni ve mesleki sınava tabi tutulduğunu, bu testlerden geçemeyenlerin de elendiğini biliyorum. Arz ettiğim gibi bu madde üzerinde ciddi manada emek verilmesi gerekiyor. Ancak işsizliğin ciddi sorun olduğu bir ülkede insan kaynaklari çok iyi kullanılarak mükemmel kadro oluşturulabilir. (Bununla beraber mevcutlari gittikçe artan uzman çavuş projesinin doğru kullanilamadiğina şahidim. Personel kalitesinde istenilen başarı yakalanamadi. Polis teşkilati son yıllarda daha başarılı oldu. Polis kalitemizin gittikçe yükseldiğini şahsen sevinerek görüyorum. Elbette daha iyisi yapılabilir). 6-12 ay temel askerlik eğitimi alan tercihan en az yüksekokul ya da üniversite mezunlari profesyonel askerler eğitimini aldığı branşinda 6 aylık periyodik fiziki ve mesleki yeterlilik testlerine tabi tutularak asgari 5 yıl süre ile görev yapacak. Tavan yaş haddi 35 olacak.  Emeklilik, sosyal haklari ve maaş durumu gibi ayrıntilar da personeli tatmin edecek şekilde çözülecek. Seçim cazip hale getirilecek. Ama bütün bunlar inanin çok kolay çözülecek ayrıntilar…

 

2 nci yöntem olarak da 1 nci madde hiç uygulanmadan tamamen profesyonel personelden oluşan bir kadro ile askerlik görevi icra edilebilir diye düşünüyorum. Ancak bu yöntemin uygulanmasinda gelecek ile ilgili tehlike beklentisinin doğru değerlendirilmesinin yapılmasi gerekir. Seferberlik esnasinda yeterli mevcudun toplanmamasi bu yöntemin en zafiyetli yönüdür. 1 inci yöntem şahsen tercihimdir.

 

şahsen yetişmiş personel kitliği kit’alarda benim içimde hep kanayan bir yara olmuştur. Bir askerin  15 aylık askerlik döneminin son 3 ayinin en verimli olduğunu görmüşümdür ve “işte bu personel askerliğe şimdi başlamalidir” diye düşünmüşümdür.  Terhis olan askerime bu bakimdan çok üzülürdüm. Tekrar yeni  personel ile sifirdan başlardik. insani çok yoran ve gelişimi olumsuz etkileyen bu yöntem her zaman en temel sorunumuz oldu. Kaldı ki artık Harp sanatinda teknoloji seviyesi oldukça yükseliyor. Artık tahsil seviyesi düşük eğitimsiz personelin TSK içinde görev yapmasinin maliyeti çok yüksek. Milyon dolarlik gereçleri 3 ay eğitim almiş personele veremeyiz. TSK içinde görev yaptığım süreçte arizalardan, onarimlardan başimizi kaldıramazdik.     

 

Aslinda personelin yanliş/verimsiz kullanimi Türkiye’deki temel sorunlardan birisi diye düşünüyorum. Ciddi bir verimsizlik örneği olan bu sorunlara hemen aklima gelen iki-üç örnek olarak;

 

1.     Üniversite mezunlarimizin % 50’sinden fazlasi kendi konusu ile alakali işi yapmamasi,

 

2.     Özel sektörde personel alimi yaptığımiz  branşlarda personel bulmada yaşadığımiz sorunlar (Bu sorunu canlı olarak 12 yıldir özel sektörde yaşiyorum),

 

3.     Hiç şoför olmayan personelin askerde şoför olarak yetişmesi, bazı ehliyetli personelin de şoför seçilmemesi (temel veri eksiliği). Hoş 20 yaşindaki personelin çok kiymetli araçlarımizin (tanklar, ZPT’ler, personel taşima araçları) şoförlüğünü ya da çok kiymetli silahlarin kullanimini ne ölçüde yapabilir? Yıllardır araç kullandiğimiz halde kendimizi kaç yıldir usta şoför olarak gördüğümüzü zannedersem sorgulayabiliriz. Bu örnekleri çoğaltabiliriz.

 

Bu çalışma elbette bilimsel bir çalışma değildir. Tamamen tecrübelere dayanan bir gözlem ve değerlendirmedir. Ama askerlik vazifesinin 2-3 aylık temel eğitimden sonra yapılamayacak kadar da kolay olmadiğini yakınen yaşadik ve bu değerlendirmeyi askerliğini yapmış her vatandaş da eminim takdir eder. Maalesef teröristle mücadelede bu zafiyetin karşılığını da çok pahali ödüyoruz. Unutulmasin bir dünya devleti ingiltere’nin asker mevcudu sadece 225.000 iken bizler toplamda 700.000 civarinda personeli silahaltında bulunduruyoruz. Eğitimli personele ve yüksek teknolojiye yatirim yapmaliyiz. Bu şekli ile çok daha fazla maliyet ödüyoruz…

 

Allah’a emanet olunuz sevgili hemşerilerim.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
.

Loading