Eski Belediye Başkanının Gündeme Ait Değerlendirmesi

Saygıdeğer Abanalı Hemşerilerime Duyuru Niteliğindedir

Öncelikle siz değerli hemşerilerime; eğrisi ile doğrusu ile ismimin yansıtılmasından dolayı, “İyi veya kötü istenmeyen adam yine çıktı, Abana’yı karıştırıyor” gibi söylemlerden ve en önemlisi mevcut siyasi ortam ile yıllarca yapmış olduğum hizmetler ve Abana aşkından dolayı açıklama yapma gereksinimi oluştuğundan sizlere ulaşma gereği duydum.

Değerli Hemşerilerim;

Seçimler oldu bitti ancak bir Şevket Yazkan mevzusu bitmedi. İyisi ile kötüsü ile ananlara teşekkür ederim. “Şevket Yazkan seçimde çalışmadı, kindardı, herkesi ezdi, yedi içti” vb. çeşitli safsatalar ile yüklenildikçe yüklenildi. Değerli arkadaşlar, ben seçimi çalışmadığım için kaybetmedim. Seçmende olan azalma ve seçmende yapılan şişirilme sonucu çeşitli algılama taktikleri ile kaybedilen bir seçimdi. Abana’da yaşayan, hatta rakip olarak seçime girenler biliyor nasıl kaybedildiğini ve kazanıldığını. Benim yönetimde bulunduğum dönemler boyunca oy versin vermesin amacım, Abana’da yaşayanları Abana’da tutmaktı. Ne var ki halk ile iç içe olmak, samimi olmak, otoritenizi korumak adına koyduğunuz mesafeler halk içinde de çeşitli algılar yaratılmasına sebep oldu ve sonuçta seçimi kaybettik.

Sonra İstanbul’a geldik. İlçede hani konuşuluyor ya; “Vay kaybetti gitti, kimseye sahip çıkmadı” gibi laflar. Değerli arkadaşlar, seçim maddi yönden adaya külfettir. Bizim de seçimden olsun, daha önceden olsun maddi durumumuz sallandı, borçlandık. Tabi ki bu borcu da ödemek gerekli, bunun için çalışmak üzere geldim İstanbul’a. Keyiften veya kaçmaktan değil. Sürekli bir algı yapılmak istendi. Ben ne Abana’yı ne de dostlarımı terk ettim. Bizim için Vefa, İstanbul’da bir ilçe değildir; anlam taşıyan bir kelimedir. Allah’a şükür ekonomik olarak yine güçlendik, borçlarımızı ödedik. Kimse Şevket Yazkan üzerinden algı yaratmaya kalkmasın. İçi bana, dışı size düşer görüntünün. Ben Abana için beklentisi olmadan, Abana’nın menfaatleri doğrultusunda her şeyin içinde olurum. Abana benim ile yetişmiş bir evlat gibidir. Çehresini değiştirirsin, taş koyarsın, ilerlemesini istersin; sonra gelir birileri mahvederse evladına içgüdüsel olarak sarılırsın. Abana’da 30 yıl siyaset yapmış, ömrü Abana’da geçmiş biri olarak ilçeme karşı sorumluluklarım var. Ben bu görevimi yaparım, ister makbul görürler ister görmezler. Lakin Şevket Yazkan olarak ben üstüme düşeni her daim yaparım.

Değerli Abanalılar;

3 dönem Belediye Başkanlığı yapmış, bununla beraber çok uzun yıllardır Abanalı olarak ilçemizin yaşadığı şu günlerdeki durum, fazlasıyla şahsımı üzmektedir. Kısır çekişmeler, rant sağlama çabaları, pastanın diliminden pay kapma ve koltuk savaşları yaşanırken Abana’nın kaybı her geçen gün fazlasıyla artmaktadır. Seçimler kazanılır, kaybedilir; halk verdiği kararlar ile yöneticilerini seçer. Umar ki ilçesinde iyi şeyler olsun. Esnaf daha çok kazanç sağlanmasını, memur kamu düzeninin sağlanmasını, genç iş sahasının çoğalmasını, emekli halk barışının olmasını, kadın ise kendisinin de toplumda bir birey olarak görülüp saygı duyulmasını istemesi adına seçimlerde seçme hakkını kullanır.

Peki bizler yöneticiler olarak bunların ne kadarında cevap verebildik veya veriyoruz? Gençlerimiz ilçe dışına çıkıyor, iş sahamız yok, kutuplaşmanın verdiği erozyon var. Ne ve ne için? Kendi gruplarımıza ilçe pastasından pay vermek için mi, yoksa daha iyi bir Abana için mi?

Daha önceden deneyim kazanmış, birçok defa yönetim konumunda bulunmuş biri olarak hatalar yapıyoruz. Bizler yönetici konumunda iken yaptık, mevcut siyasi aktörler ise bizden kat ve kat daha fazla yapıyor. Kim kaybediyor? İlçe ve ilçe halkı. Gençler geleceğinden kuşkulu, esnaf işinden kuşkulu. Kışın para dönmeyen bir ilçe anca kiralarını zor karşılıyor, birçok kişi bankalara borçlu. Bir tek emlak ve inşaat işi hız kazanmış; ha tabi ki o da pazara bağlı, alıcı ne için alacak? Malum “Kavgalı eve gelin gelmez” diye bir tabir vardır. Bir de herkes olaya hakimdir ki inşaat sektörü amiyane tabir ile rant sektörüdür.

Her seçimde bir taraf kaybetti diye vatandaş işinden ve iş yerinden oldu. Siz istemeseniz de etrafınızdakiler bunu isteyerek sizi teşvik ederler. Siz de kaybetmemek uğruna bu işlere ortak olursunuz. Etrafınızdakiler bütün kötülükleri size yaptırır, sonra onlar herkes ile iyi olur siz kötü olursunuz. Ama bu tür işlerin vicdani sorumluluğu var. Diyorum ya, ilçemizde ben dahil herkes hata yaptı. Ama artık bunların ortadan kalkması lazım; makam mevkii uğruna yapılan bu hatalar yüzünden Abana kaybediyor. Birilerinin değirmenine su taşıyacağız diye, rant sağlayacağız diye…

Hangi görüşte olursa olsun gençlerimiz dışarıya gitmemeli. Abana’daki işletmeleri, hangi görüşte olursa olsun Abana’da yaşayanlar işletmeli; kısacası Abana’da yaşayanlara sahip çıkılmalı. Toplumsal barışın sağlanması gerekli; ilçede yaşasın yaşamasın Abanalı olan hiç kimse buna duyarsız kalamaz.

Şimdi ilçede bir yönetim savaşı çıkmış; “Kim kime ne dokundurabiliyorsa” diyorsa yanlış yapılıyor demektir. Bir yerlere çıkarken duyarsız kaldığınız olaylar yüzünden ilçe halkının hak mahrumiyetleri oluşmaktadır. Şimdi her şeyden daha fazla ilçemize sahip çıkma zamanıdır. Kısır çekişmeler yüzünden yarın önümüze genel otorite tarafından ne gelir bilinmez. Giden her kurumun, giden her gencin, giden her vatandaşın ilçemize başka şekilde ve hem de istenmeyecek bir durum şeklinde geri döneceğini unutmamak lazım. Artık birlik olma, artık diri durma zamanıdır. Hiçbirimizin kişisel menfaatleri, ilçe menfaatlerinden önce gelemez.

Bu vesile ile tüm Abana’yı seven, Abana’yı yine güçlü ve diri bir ilçe konumuna getirmek isteyen hemşerilerimi birlik olmaya, Abana için çalışmaya ve ayrıştırıcı siyasetten toplumsal barışın oluşacağı bir siyasete kavuşturmaya davet ediyorum.

ŞİMDİ BİRLİK OLMA ZAMANI…

Şevket YAZKAN

Loading